SADECE BEN...

Fotoğrafım
MERHABALAR. HOŞGELDİNİZ. Bir üstadın dediği gibi adım bu bahiste önemli değil... Güzel gözlerle bakalım ki herşey güzel olsun. Bizleri MELEKLER KORUSUN...

1 Aralık 2009 Salı

CAN...ÖTESİ VARMI?


Bayıldım çocuğu olan olmayan herkese itham olunur....:)

Çocuklarınızla konuşun...

Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksı n babanla?' diye çıkışır, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim.
Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır, televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım.
Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?
Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.
Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı .. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi.

Farkında' Olmalı İnsan...
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.

Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti
Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.

7 yorum:

  1. çok güzel asıl bunu çocuğu olupta çocuklaraına bir makinamış gibi davrananlara okutucaksın.küçükken bir hiç yerine koyuyorlar farkında olmadan büyüncede başarılı olmalarını istiyorlar ama özgüvensiz büyüdükleri içinde başarı hayal oluyor.....

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten çocuklar bazen ince ayrıntıları çok güzel yakalıyorlar. Ömür bugün, katılıyorum, hepimiz hep hatırlamalıyız.sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Yazıya bayıldım ağladım ağladım ... Yorgun gelip yaptığım hatalarla dolu günler gözümün önünden geçti tekrar ağladım.Beni düştüğüm gafletten uyandıran bu yazıyı yayınladığın için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Yazı harika not aldım canım paylaşım için yüreğine sağlık...

    YanıtlaSil
  5. 49. PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİNİN EV SAHİBİYİM SEVGİLİ ARKADAŞLARIM;

    http://porselendemlik.blogcu.com

    http://birdemliksohbet.blogspot.com

    http://gelibolu17.blogspot.com

    Tarafından Hazırlanmış Olan Porselen Demlik Çay Saati İçin

    7 Aralık 2009 - 21 Aralık 2009

    Tarihleri Arasında

    http://mutfaktasanat.blogspot.com

    Yani Ben Yapacağım

    Siz Sevgili Arkadaşlarımı ve Katılmak İsteyen Herkesi Etkinliğimize Davet Ediyorum..

    Tariflerinizi Hazırlayarak ve Tarifinize “PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 49. HAFTA” Başlığını Yazarak Sayfanızda Yayınlamanızı ve Bana Yorum Bırakmanızı Rica Ediyorum.Seni ve Bu Yazıyı Okuyan Herkesi Etkinliğimize Davet Ediyorum.Etkinliğimize İstediğiniz Kadar Tarifle Katılabilirsiniz.Şimdiden Katılımcı Arkadaşlarıma Çok Teşekkür Ediyorum.Etkinliğimize Yemek Gönderilmemesini Rica Ediyorum.
    Lütfen Çayın Yanında Verilecek Tarifler Olmasına Dikkat Edelim.

    Etkinlikte Ev Sahibesi Olmak İsteyen Arkadaşlar Lütfen
    http://gelibolu17.blogspot.com
    Arkadaşımıza Yorum Bıraksınlar…
    Sevgiler

    YanıtlaSil

Küçük bir tebessüm bırakmak istermisiniz?